Merak ettiğiniz her detayıyla RTÜK dosyası...
Yayın tarihi : 08/10/2002 00:00
RTÜK, yıllardır kafamızı bir türlü düzenleyemediği, akıbeti hala muallakta olan ancak yayıncıların dört gözle beklediği frekans ihalesi ile meşgul etti. Bizim de her sayımızda ışık tutmaya çalıştığımız bu konunun artık haber olabilecek hiçbir değeri kalmadı. Çünkü konu aynı, oyuncular aynı ve yaşananlar da... Biz de bu sayımızda RTÜK’ün bitmek bilmeyen yılan hikayesini bir kenara bırakıyor size, radyo ve televizyon yayınlarına ilişkin yaptırımlar neler, “yeniden iletim yasağı” nedir, RTÜK’e göre radyo ve televizyonların yayın ilkeleri neler olmalı, radyo ve televizyon yayıncıları RTÜK’e hangi konular için başvuruyor ve daha bunun gibi birçok sorunun cevabını bulacağınız, RTÜK’le ilgili olarak merak edebileceğiniz tüm bilgilerin yer aldığı bir yazı sunuyoruz. İşte karşınızda her detayıyla RTÜK dosyası...RTÜK’e yapılan şikayetler ağırlıklı olarak hangi kapsamda?
RTÜK’e vatandaş şikayetlerinin dışında, yapılan başvuruların önemli bir bölümünü, resmi kurum ve kuruluşlarca yapılan başvurular oluşturuyor. Bu başvuruların ağırlıklı olarak bölücü ve irticai nitelikli yayınlara karşı önlem alınması doğrultusunda oldukları görülüyor. Ulusal nitelikli televizyon kuruluşlarının dışında, bölgesel ve yerel televizyonlar ile radyolarda yoğunlaştığı görülen bölücü ve irticai yayınlara karşı Üst Kurul azami yaptırımları uygulamakta. Bu nitelikteki yayınlar, Ankara merkez ve İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Adana Bölge Müdürlükleri’nin yanı sıra, 1998 yılında İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu arasında imzalanan bir protokol neticesinde Türkiye genelinde her ilde Emniyet Müdürlükleri bünyesinde oluşturulan yayın izleme birimleri vasıtasıyla sürekli olarak izleniyor.
Radyo ve TV kuruluşları yayın bandlarını ne kadar süreyle muhafaza etmeli?
3984 sayılı kanunun 28. maddesi, her yayın kuruluşuna, yaptıkları yayınların bantlarını bir yıl süreyle muhafaza etme zorunluluğu getirmekte. 34. maddenin 2. fıkrası da, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kuruluşlar hakkında uygulanacak yaptırımları açıklamakta. Kanunun, kuruluşlara uygulanacak yaptırımlar yönünden en ağır hükümleri kapsayan bu maddesine göre, istenilen yayın kopyasını teslim etmeyen kuruluşların sahip veya yöneticilerine en az 1 yıl, en çok 5 yıl “ağır hapis” cezası uygulanacak, kuruluşa en az 100 milyon, en çok 1 milyar TL. ağır para cezası verilecek ve ayrıca yayınları 1 ay ile üç ay arasında durdurulacak. Bu madde hükmü, 1 yıllık yayın kopyasını saklayabilecek kapasitede bandın maliyetinin büyük olması nedeniyle, özellikle kuruluş sermayeleri küçük olan yerel kuruluşları, bilhassa da yerel radyo kuruluşlarını zorlamakta. Ancak, kuruluşların bu madde hükümlerine uymalarından başka bir çözüm yolu da görülmüyor.
Radyo ve televizyon kuruluşlarının periyodik olarak RTÜK’e göndermekle zorunlu bulundukları Yeminli Mali Müşavir Raporları ve Reklam Beyannamelerin kapsamını neler oluşturuyor?
Reklam gelirleri Üst Kurul payı beyannamesi;
3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları hakkında Kanunun 12. ve 13.’ncü maddeleri uyarınca yayın kuruluşları elde ettikleri reklam gelirlerinin % 5’ini aylık olarak RTÜK’e ödemekle yükümlü. Bu ödemelerini ve beyanlarını Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Yayın İlkeleri ve Usülleri ile Reklam Gelirleri Üst Kurul Paylarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik ile bu konuda yayımlanan tebliğine göre yapmaları gerekiyor.
Söz konusu Yönetmelik ve tebliğler uyarınca yayın kuruluşları tarafından;
1) Bir ay içerisinde elde edilen reklam geliri (KDV hariç) beyanname ile ertesi ay içerisinde Üst Kurula beyan edilmeli.
2) Beyan edilen reklam geliri üzerinden % 5 Üst Kurul payı % 5 Eğitime Katkı Payı (31/12/2000 tarihine kadar elde edilecek reklam gelirleri üzerinden) hesaplanacak ve beyannamenin ilgili sütunlarına yazılmalı.
3) Beyan edilen Üst Kurul payının, Eğitim Katkı Payı ve Özel İşlem Vergisi, beyannamenin gönderilme süresi içerisinde, Üst Kurul’un ilgili hesabına yatırılarak ve banka dekontları, beyannameleri ekinde Üst Kurula gönderilmesi gerekiyor.
4) Süresinde beyan edilmeyen ve ödenmeyen bu paylar için 6183 sayılı kanuna göre gecikme cezası alınıyor ve yapılan uyarıya rağmen işlemlerini yapmayan kuruluşların yayınları, ödeme yapılıncaya kadar durduruluyor.
Reklam Gelirleri ,Yeminli Mali Müşavir Raporu; yayın kuruluşlarından ulusal ve bölgesel olanlar her yılın Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık dönemlerini kapsayan, yerel olanlar ise Ocak-Aralık dönemini kapsayan Yeminli Mali Müşavir Raporlarını herhangi bir Yeminli Mali Müşavir’e hazırlattırarak Üst Kurul’a göndermek zorundalar. Ocak-Haziran dönemine ait Yeminli Mali Müşavir raporlarını Temmuz ayı sonuna kadar, Temmuz-Aralık dönemine ait olanlar ile yerel yayıncılar tarafından düzenlettirilecek olan Ocak-Aralık dönemine ait olanlar, takip eden yılın Nisan ayı sonuna kadar Üst Kurul’a göndermeleri gerekiyor.
Radyo veya televizyon için yeni başvurular alınıyor mu ? Ne zaman ?
Televizyon için 28.04.1995 ve radyo için 08.12.1995 tarihinden sonra yeni lisans başvuruları kabul edilmiyor. Kanal ve frekans tahsislerini müteakiben, Üst Kurul tarafından yapılacak çalışma neticesinde boş kanal ve frekanslar için tekrar duyuru yapılabilir.
Kanal veya frekans değişikliği yapılabilir mi?
Zorunluluk olduğu taktirde, Üst Kurul’dan izin alınarak, daha önce bildirimleri bulunan başvuru sahibi diğer yayıncı kuruluşların yayınları üzerinde enterferansa neden olmamak kaydıyla kanal veya frekans değiştirilebilir.
Yerel veya bölgesel yayıncılar başvuru esnasında talep ettikleri yayın alanını değiştirebilir mi?
Yayın alanlarında değişiklik yapılamaz. Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen hükümler çerçevesinde şirket idare merkezinin yeri değiştirilebilir. Yayın stüdyolarının yeri ise, yayın alanı içinde kalmak kaydıyla değiştirilebilir. Bu değişiklikler için 15 gün içinde Üst Kurula ve Mülki İdare Amirliğine bilgi verilmesi zorunlu.
Hava bandı üzerinde enterferansa neden olduğu için Telekomünikasyon Kurumu (TK) tarafından yayınları durdurulan yayıncı kuruluşlar hangi yolları takip etmelidir ?
Telekomünikasyon Kurumu tarafından bakım ve onarım yetkisi verilen bir kuruluş tarafından verilecek, enterferansa neden olan koşulların giderildiğini gösteren belgenin TK’ya verilmesi ve Üst Kurula konu ile ilgili bilgi ulaştırılması halinde, bu bilgilere istinaden yayınların tekrar başlaması için Üst Kurul tarafından ilgili makamlarla yazışma yapılır.
Şirket ve yönetimle ilgili değişikliklerde ne yapılması gerekiyor?
Genel Müdür ve yardımcısı, sorumlu müdür veya yayın denetim kurulunda değişiklik olduğu takdirde, değişikliğe ilişkin yönetim kurulu kararının Üst Kurul’a ulaştırılması gerekiyor.
Logo veya program adı değişikliklerinde ise değişikliğe ilişkin yönetim kurulu kararının Üst Kurul’a ulaştırılması gerekli. Değişikliğin Üst Kurul kayıtlarına geçtiğine ilişkin yazının tebliğini müteakip yayıncı kuruluş yeni logo veya program adı ile yayınlarına devam edebilir.
Anonim şirket ticaret unvanının değişikliği için , anonim şirket unvan değişikliğinin Türk Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanması ve bu belgenin 15 gün içinde Üst Kurula ulaştırılması gerekli.
Üst Kurul tarafından belirli bir süre kapatılan herhangi bir yayıncı kuruluşun kullanmış olduğu kanal veya frekans başka yayıncı kuruluşlar tarafından kullanılabilir mi?
Kapatılmış olan herhangi bir kuruluşun kanal veya frekansının başka yayıncı kuruluşlar tarafından kullanılması mümkün değil.
*****KUTU******
Radyo ve televizyonların yayın ilkeleri neler olmalıdır?
RTÜK’ün internet sitesinde açıkladığına göre radyo ve televizyon yayınları kamu hizmeti anlayışı içerisinde, şu kriterlere uygun yapılmalıdır.
Türkiye Cumhuriyetinin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, toplumun milli ve manevi değerlerine, anayasanın genel esaslar kısmında yer alan ilkelere, demokratik kurallara ve kişi haklarına, genel ahlak, toplum huzuru ve Türk aile yapısına, anlatım özgürlüğüne, iletişim ve yayında çoğulculuk esasına, insanların ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları dolayısıyla hiç bir şekilde kınanmaması ilkesine, toplumu şiddet, terör ve etnik ayrımcılığa sevk eden ve toplumda nefret duyguları oluşturacak yayınlara imkân verilmemesi ilkesine aykırı olmamak; Türk milli eğitiminin genel amaçlarına, temel ilkelerine ve milli kültürün geliştirilmesi ilkesine, yayınlarda adalet ve tarafsızlığa, yasalara saygılı olma esasına, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliği taşıyan yayın yasaklarına, özel amaç ve çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açıcı yayın yapılmaması esasına, haber ve olayların çabuk ve doğru bir şekilde sunulması ilkesine, çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek yayın yapılmaması esasına, aksi, yargı kararıyla kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu olarak ilan edilemeyeceği ilkesine, kişi ya da kuruluşların cevap ve tekzip haklarına saygılı olunması ilkesine, haberlere, spor programlarına ve reklamlara ayrılmış zamanlar hariç olmak üzere, yayıncıların, yayın zamanlarının en az yarısının yerli yapımlara ayrılmasını sağlamak, bu oranı, seyircilerin taleplerini göz önüne alarak veya yayıncının haber verme, eğitim, kültür ve eğlendirme sorumluluklarını dikkate alarak, yayın türleri ve süreleri ile asgari niteliklerini de öngörmek suretiyle, aşamalı bir biçimde gerçekleştirmeleri hususlarına, bilgi iletişim telefonları yoluyla yarışma ve benzeri yöntemlere başvurulmamak ve bunların sonucunda dinleyici veya seyircilere ikramiye vermemek veya ikramiye verilmesine aracılık yapmamak, lotaryaya fırsat bırakmamak esaslarına, demokratik kurallar çerçevesinde, kamunun siyaset, eğitim ve kültürel alanlardaki beklentilerine cevap verecek şekilde, demokratik gruplar ve siyasi partiler arasında fırsat eşitliğinin sağlanması esasına, radyo ve televizyon yayınlarının Türkçe yapılması, ancak, evrensel kültür ve bilim eserlerinin oluşmasında katkısı olan yabancı dillerin öğretilmesi veya bu dillerde haber iletilmesi amacıyla bu dillerin kullanılabilmesi, Türkçeyi aşırılığa kaçmadan, özellikleri ve kuralları bozulmadan konuşma dili olarak kullanmak; milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak çağdaş eğitim ve bilim dili halinde gelişmesini ve zenginleşmesini sağlamak esasına, Türk müzik sektörünün gelişimine katkıda bulunmak ilkesinden hareketle, müzik yapımcıları ve telif hakkı sahiplerinin haklarını tanımak ve ihlal etmemek esasına uygun olmak suretiyle yapılmalıdır.
RTÜK’ün uyguladığı yaptırımlar neler?
“Yeniden İletim Yasağı” nedir? Bu hususta RTÜK’ün hangi müeyyideyi uyguluyor?
RTÜK’le ilgili olarak kuruluşlar tarafından anlaşılmasında zorluk çekilen kanunlardan biri de, 26. maddede belirtilen, “Yeniden İletim Yasağı”dır. Korsan yayıncılığı önlemek amacıyla, Avrupa Sınırötesi Sözleşmesi kapsamına alınmış olan bu hükme göre, uzayda sinyal iletebilen herhangi bir araç vasıtasıyla yapılan ilk yayınların bütününün veya bir bölümünün aynı anda ya da daha sonra yurt içinden yeniden iletiminde kullanılan teknik araç ne olursa olsun, izin verilmiyor.
Üst Kurul’un yayın lisans izni verdiği kuruluşlarca yurt dışından naklen ya da daha sonra banttan yapacakları, devamlılık arz etmeyen programlar ile, naklen spor, konferans ve benzeri yayınlar bu yasak kapsamı dışında bırakılıyor. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, yayının bu madde kapsamına girmesi için, yayını ilk gerçekleştiren kuruluşun bir “yayın kuruluşu” olması gerektiğidir. Prodüksiyon firmaları tarafından yapılan muhtelif programlar, aynı anda ya da daha sonra bir ya da birkaç yayın kuruluşunda yayınlansa dahi, bu madde kapsamı dışında değerlendiriliyor. Bu madde hükümlerine aykırılık nedeniyle, Nisan 1994 ile Nisan 2000 tarihleri arasında yapılan incelemeler neticesinde 16 radyo kuruluşu uyarılmış, 54 televizyona da 87 uyarı cezası verilmiş, bunlardan 30’unun yayınları toplam 33 gün süreyle geçici olarak durdurulmuştu.
Ulusal yayının “reklamlar” sırasında yayınlarını keserek ulusal düzeyde reklamlar yerine yerel reklamlar yayınlamaları yerel yayın kuruluşları açışından haksız rekabet ortamı yaratmakta. Bu hususta Radyo ve Televizyon Üst Kurul’u yaptırımları neler?
Yerel yayın kuruluşları açısından karşılaşılan sorunlardan biri de, ulusal nitelikte yayın yapan kuruluşların yerel temsilcilerinin, ulusal yayının “reklamlar” sırasında keserek, ulusal düzeydeki reklamlar yerine yerel reklamları yayınlama girişimleridir. Özellikle radyolarda karşılaşılan bu sorun, yerel yayın yapan kuruluşların rekabet etme ve varlıklarını sürdürme imkanlarını zorlamaktadır. Dinlenme oranları daha yüksek olan ulusal radyolara yerel reklam alınması, bu yerel reklamları yayınlayarak ayakta kalabilecek olan yerel radyoları güç durumda bırakmakta, ayrıca ulusal radyolara haksız bir kazanç getirmektedir. 3984 sayılı Kanun hükümlerine aykırı bu tutum nedeniyle Üst Kurul, bugüne kadar 19 radyo kuruluşuna 22 uyarı cezası verdi ve bunlardan birinin yayını 1 gün durdurdu.
İrticai yayınlar ile ilgili uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Bölücü ve irticai nitelikte yayın yapan kuruluşların yayın lisans izinleri, frekans planlamaları henüz tamamlanmadığı için iptal edilememekte, bu tür yayınlara, ağırlıklarına göre, Üst Kurul tarafından verilebilecek en üst düzey ceza olan “1 yıl süreyle geçici yayın durdurma cezası” sıklıkla uygulanıyor.
İrticai nitelikte yayınlara, yerel ve bölgesel kuruluşların yanısıra, zaman zaman ulusal ölçekte yayın yapan kuruluşlarda da rastlanıyor. 1994 Nisan ile 2000 Nisan tarihleri arasında yapılan incelemeler neticesinde, 45 radyo kuruluşuna 179 uyarı verildi. Bunlardan 22’sinin yayınları toplam 1590 gün süreyle geçici olarak durduruldu. Aynı nedenle 26 televizyon kuruluşuna 76 uyarı verildi, bunlardan 7’sinin yayınları toplam 675 gün süreyle geçici olarak durduruldu.
Genel ahlaka aykırı yayınlar ile ilgili yaptırımlar nedir?
RTÜK, genel ahlaka aykırı yayınlar ile ilgili olarak, ihlallerin genellikle ulusal ölçekte yayın yapan kuruluşlarda meydana geldiği gözlemledi. Üst Kurul, 1994 Nisan ile 2000 Nisan tarihleri arasında yaptığı incelemeler neticesinde, genel ahlaka aykırı yayınları nedeniyle 22 radyo kuruluşuna toplam 31 uyarı cezası vermiş, bunlardan 7’sinin yayınları toplam 66 gün süreyle geçici olarak durdurmuştu. RTÜK, yine aynı nedenle 22 televizyon kuruluşuna da toplam 64 uyarı vermiş, bunlardan 12’sinin yayınları toplam 42 gün süreyle geçici olarak durdurmuştu.
Çocuklara yönelik şiddet yayınları ile ilgili uygulanan müeyyideler neler?
RTÜK, Nisan 1994 ile Nisan 2000 tarihleri arasında yapılan incelemeler neticesinde, çocuklara yönelik şiddet yayınları ihlallerinin de yine genel ahlaka aykırı yayınlar gibi ağırlıklı olarak ulusal ölçekli kuruluşlarda meydana geldiği belirledi. Bu nedenle 18 televizyon kuruluşuna toplam 52 uyarı verdi. Uyarı verilen bu kuruluşlardan tamamı ulusal ölçekli yayın yapan 8 televizyon kuruluşunun yayınlarını da toplam 32 gün süreyle geçici olarak durdurdu.
Kişilik Haklarının İhlalleri ile ilgili şikayetler karşısında yaptığı uygulamalar neler?
Bu konuyla ilgili olarak Üst Kurul, kurulduğu 1994 Nisan ayı ile 2000 Nisan ayı arasında yapılan başvurular ve yayınların değerlendirilmesi sonucunda, kişilik haklarının ihlalleri nedeniyle 53 radyo kuruluşuna toplam 84 uyarı cezası vermiş, bunlardan 11’inin yayınları toplam 79 gün süreyle geçici olarak durdurmuştu. Aynı nedenle, 53 televizyon kuruluşuna toplam 116 uyarı cezası vermiş, bunlardan da 18’inin yayınları toplam 217 gün süreyle geçici olarak durdurmuştu.
Bölücü yayınlar ile ilgili uygulanan yaptırımlar neler?
Üst Kurul, yaptığı incelemeler neticesinde, tamamı bölgesel ve yerel düzeydeki bölücü nitelikli yayınları nedeniyle 48 radyo kuruluşuna toplam 185 uyarı vererek, bunlardan 21’inin yayınları toplam 6839 gün süreyle geçici olarak durdurdu. Aynı nedenle 15 televizyon kuruluşuna 33 uyarı verdi ve bunlardan da 3’ünün yayınları toplam 538 gün süreyle geçici olarak durdurdu.